Pazartesi, Kasım 20, 2017
Son Haberler

Aytekin Değerli

“SİYAH BEYAZ” YAŞAM

aytekindegerli

Renkler insanların zevki tutuğu takımın rengi hayallerinin rengi giyimin rengi modanın rengi. Hepsi insanlar için bir anlam taşır ama engellilerin rengi siyah beyazdan itibar olduğunu biliyor musunuz? Engelli renkleri yaşamak ister ama siyah beyazdan ileri gidemiyorlar bunu nedenlerini de size dilimin döndüğünce anlatacağım. Engelli toplumun gözünde nasıl görülüyor önce ona bakalım önce yardıma muhtaç ele muhtaç zavallı insancık. Engelli topluma bela angarya görünen onların cebinden çalışmadan alan miskin insancıklar. Bu toplumun gözünden baktıkça çok şeyler ürete biliriz ancak engellinin gözün de insanların görünümü de önemli. Engelli kolay kanar küsmeyi bilmez elline verilenle yetinmeye çalışan bir gülücüğe tüm sevgisini dışa vuran Allahlın emaneti insanlar. Gelelim şu siyah beyazın hikâyesine engellinin dünyaya gelişi siyahla başlar sonra çocukluğunu beyaz geçirir çünkü eksiğine anlamaz. Gençlik gelir artık siyaha alışmaya başlar okuyamaz imkânı yoktur oynayamaz arkadaşları aralarına almaz. Top oynarlar o izler kızlarla dolaşırlar onun içi sızlar çünkü ona kızlar bakmaz beğenmezler. Engelli büyüdükçe siyah kara olmaya başlar çalışmaya mecali yoktur devlete millete muhtaçtır. İsyan etmek ister ama edemez onun içinde Allah korkusu vardır aldığı nefese şükür eder acımasız olsa da hayat. Engelli masraflıdır yaşamı ilacı bezi tıbbı malzemesi başta olmak üzere her şeyi masraf engellinin. Devlet yıllarca üç ayda bir de olsa emekli sandığından bir aylık verirdi sonra sağlık sigortası vardı bir zamanlar. Sonra birileri gelir bunu elinden alır vakıflara verir bir de limit koyar şu kadar evine para giriyorsa sen bu parayı alamazsın derler. Yine siyahı geçer karaya bulanır engelli devleti onu kısıtlamıştır o para kendini ailesinden özgür görmesine neden oluyordu şimdi ailesinin elline bakan bir yük gibi görüyor kendini engelli. Engelli bir beyazı görür hayatına bir melek eklenir pembe olur hayatı mutluluk benim de hakkım der ve yuva kurar. İlk zamanlar iki renge bir renk daha eklenmiştir ama bu uzun sürmez hayat şartları birden kömür karasına döner. Demiştiler ya engellinin şu hakkı …

Devamını Oku »

ÇARŞI DARBE YAPAR MI?

aytekindegerli

Değerli okurlarım bu yazımda sizden özür dileyerek konumun dışında durdum. Sevgili okurlarım bilindiği üzere Beşiktaş’ın saygın taraftar grubu;“çArşı” gezi parkı eylemlerine katılmak ve buraya dikkat “Ülkeyi ele geçirmek” suçlaması ile 35 çArşı üyesi olan pasparlak çocuklar darbe yapmak suçlamasıyla (mühetbet) olarak yargılanacaklar. Oysa onların tek bir amacı vardı. Ağaç katliamına dur demek ve gelecek nesillerin nefes alabilecekleri, çocukların oyun oynayacakları alanlara sahip çıkmaktı. kendilerinden bekleneni yapmış, iktidarın yeşil alanları rant uğruna betonlaştırmasına yönelik bir duruş sergilemişti. Ekolojik dengenin bozulmasına dikkat çekmişti. Bu ünlü taraftar grubu daha öncede nükleer santrallere, Kadına şiddete, Hayvan haklarına, Van Depremine, Filistin’e, Soma faciasına dikkat çektirmiş ama kimsenin aklına “bunlar darbeci grup” diye yaftalamak gelmemişti. Olaylara siyasi değil her zaman insani bir bakış açısı ile bakmışlardı. Nitekim de başta İstanbul olmak üzere ülkemizin birçok şehrini, tehlike bekliyor. Nedir bu tehlike? İstanbul ve Yalova’nın “su” ihtiyacı tehlike sınırlarında. Belki de bu yazıyı okuduğunuzda durum daha da kötüleşmiş olacak. Türkiye’nin sosyal konularına en duyarlı taraftar grubu olan çArşı’yı kendi kalemlerinden tanımaya ne dersiniz? Van’da deprem olmuştu… Cebimizde yoktu, üstümüzdekileri gönderdik! İçine yüreklerimizi sarıp sahaya attığımız atkılarımıza ‘yabancı cisim’ dediler. Gülümsedik… Gittikçe kirlenen dünyada temiz kalmak için çabalayan binlerce insanın imdadına yetiştik… Kızılay tarihinin en büyük kan bağışı kampanyasını başlattık. “Arabacı takımı” dediler. Gülümsedik… 1 Eylül Dünya Barış Günü’ydü… Yemedik, “1 gün barış 364 gün savaş olmaz” dedik. “Ayyaş bunlar” dediler. Gülümsedik… 23 Nisan’dı… 9 yaşında tecavüze uğrayıp, çıplak bedeni çöplüğe atılan Mert’i hatırladık, devlet büyüklerine seslendik: “Koltuklarınıza çocukları oturtup masal okuyacağınıza çocuk hakları bildirgesini okuyun!” “Serseriler” dediler… Gülümsedik… Soma’da 301 can yitirilmişti, Gazze’de bebekler katledilmişti… “Bayram bizim neyimize?” diye sorduk. “İyi bayramlar” dediler. Gülümsedik… Bakımlı – cins köpekleriyle sosyete mahallesinde turlayıp, ömrü hayatında hayvan barınağına gitmeden kendini ‘hayvansever’ ilan edenlerin ülkesinde yaşıyorduk. “Hepimiz sokak köpeğiyiz” diye haykırdık. “Çapulcu” dediler. Gülümsedik… Canlı yayında okul yaptırma sözü verip ertesi gün …

Devamını Oku »

BÖYLE BİR HAFTA NEDEN KUTLANIR!!!

aytekindegerli

Değerli okurlarım;bilindiği üzere 10-16 Mayıs engelliler haftası.köşe yazarı olarak ilgi alanım olmasına rağmen; ben yazımı bu aya bıraktım. Çünkü; öyle bir hafta olmamasına gerek. “Neden diyeceksiniz,ne güzel engelliler hatırlanıyor da diyeceksiniz..” İşte bu yüzden bu haftaya karşıyım. Ne demek engelliler hatası,ne demek hatırlanmak. engellileri koskoca 365 günde; bir hafta hatırlayıp bize sadece o günlük ilgi gösterip hatırlamak; yada hatırlıyor gözükmek. Benim garibime gidiyor. Evet ben bu saçma haftaya karşıyım. Biz sadece o gün veyahut o hafta yaşamıyoruz. Bizi sırf o gün hatırlayacaksanız hiç hatırlamayın. Biz size diyormuyuz “engelsizler haftanız” kutlu olsun. Bize lütfen ikinci sınıf muamelesi yapmayın.Bizde sizin gibiyiz.Her an varız… Aytekin Değerli

Devamını Oku »

BEŞİKTAŞ’A BEŞİKTALI BAŞKAN YAKIŞIR

aytekindegerli

Boşuna çekilmedi bunca acılar İstanbul Bekle bizi Parklarınla köprülerinle kulelerinle meydanlarınla Mavi denizlerine yaslanmış Beyaz tahta masalı kahvelerinle bekle Bekle zafer şarkılarıyla caddelerinden geçişimizi Bekle o günler gelsin İstanbul bekle Sen bize layıksın.. Ne güzel söylemiş Vedat Türkali aşkla sevgiyle ”Bekle Bizi İstanbul ”diye.Geçen gün katıldığım bir söyleşide de Burhan Başkan’ın sözleri aynı duyguları hissettirdi bana.”Makam Değil Sevdam İçin Beşiktaş” diyordu. Siyasetin kasetlerle yolsuzluklarla kirlendiği ve buna rağmen hala koltukların tıka basa dolu olduğu bu dönemde ”Sevdam İçin Beşiktaş” sözü beni yüreklendirdi. Şöyle devam ediyordu Burhan Başkan; ”İçinde yaşadığımız şehir,bugün her kimsek onu borçlu olduğumuz en temel belirleyicidir,kişiliğimizin mayasıdır.Eğitimden bile önce ailemizle beraber bizi en çok şekillendiren ortamdır.Şehir bizi kucaklar,anlar;mutlu eder; paylaşır.Kendinde olanı bize de verir, ama biz de o şehri şehir yapmak ve aldıklarımızı vermek,şehrimizi geliştirmek zorundayız.”Beşiktaş’ta dürüst ve çağdaş yerel yönetim olacak. Burhan Akdağ; Milliyetçi Hareket Partisi Beşiktaş Belediye Başkan Adayı…Dürüst ve temiz siyasete ihtiyacımızın daha da arttığı şu son günlerde değerlendirilmesi gereken bir aday. Tabi benim için bir başka önemi de Beşiktaş Spor Klubü Yönetim Kurulunda olması.. Beşiktaş’a Beşiktaaş’lı Başkan yakışır.. değil mi? Sayın Burhan Akdağ’a yerel seçimlerde başarılar diliyorum. ”BİZE BİR TEK ŞEYİ DOĞRU ÖĞRETTİLER EN BÜYÜK BEŞİKTAŞ, BAŞKA BÜYÜK YOK DEDİLER”(Çarşı)

Devamını Oku »

ÇARŞI SAKAL GİBİDİR….

aytekindegerli

Değerli okurlarım bu yazımda engelliler ile ilgili yazıma ara verip, güncel bir konuya değinmek istedim. Bilindiği gibi “1453 kartalları” diye grup çıktı.”çarşı’ya” karşı.Ama şunu bilin ki!! Bizim için tek bir 1453 vardır. O da İstanbul’un fethidir. Kendine taraftar süsü verip büyük Beşiktaş’ımıza ve dünyaca tanınan“Çarşı” grubunu bitirmek amaçlı kurulan ve arakasına bir siyasi partiyi alıp, gövde gösterisi yapan küçük bir guruptan başka bir şey olmayıp futbolumuza siyaset katmak isteyenlerdir. Buradan 1453’ü kuran arkadaşıma sesleniyorum; Çarşıyı kuranlardan biri benim diyorsun.Peki o “A” harfi 30 yılı aşkın bir gruptur..O “A” harfi o zaman “komünist” işarati değilmiydi.. Şimdi ne olduda “A’nın” şekline laf ediyorsun.Vede eski tribün arkadaşlarını karalıyorsun senin hiç mi çarşıdan arkadaşın,eşin,dostun,kardeşin yok.Onların yüzüne nasıl bakıyorsun?para ve post için dost mu satılır?Hem yanlışının var arkadaşım.Çarşıda; komünistide,var Ülkücüsüde var,sağcısıda,solcusuda,alevisi,sunisi anlayacağın her türlü insan var…Ama çarşı’ya girince hepsi biter.Tek aşk kalır Beşiktaş… Şunu bilin ki; Çarşı sadece taraftar grubu değildir. Çarşının ne olduğunu anlatmaya gerek yok aslında…Çarşı toplumsal bir gruptur. Yeri geldiğinde Van için üşüyen,yeri geldiğinde çöpten mavi kapak toplayarak engellilere destek veren,cebinde 1 tl’si olup mendilci çocuğa veren ama mendilini almayan,kızılay’a kan veren vb gibi.Sosyal aktivitede bunan temiz kalpli gençlerden oluşur. Çarşının size ne gibi bir garezi olabilir ki; Asya kartalları kuruldu bir şey mi yaptık? Esenler gurubuna bir şey mi yaptık? Vb guruplar kuruldu hiçbir renkdaşımızı ayırmadan bunca yıl omuz omuzaydık. Çarşı’yı Fenerbahçeliside, Galatasaraylısıda,hatta yurt dışında bile sempatizan olarak kabul etmiştir. Niye siz söyleyeyim; Siz yani “1453 kartalları” büyük Beşiktaş’ımızı ve çarşı’yı karalamak niyetindesiniz. Ama şunu bilin ki! Ne siz nede arkanızdaki parti,Beşiktaş’ımızı ve Çarşı’yı bitiremezsiniz. Çünkü;”Beşiktaş ve Çarşı sakal gibidir kestikçe daha gür çıkar!!!!!!!!!!!” Aytekin Değerli

Devamını Oku »

ADAM YERİNE KOYMUŞLAR!

aytekindegerli

Değerli okurlarım şu garip dünyanın haline bakın ki; Bu ülkede Kaymakamlık, Valilik yapmış bir Milletvekili bizleri yani engellileri adam yerine koyduk diye bir konuşma yaptı. Şimdi sizlere soruyorum, ben ancak ayaklarını kullanarak yazı yazabilen bir kardeşinizim benim engelim Allahın istediği için ellerimde ama bu zihniyeti belli olan Tevfik Ziyaeddin Akbulut’u hangi engele sığdırmamız lazım? Böyle bir zihniyet var mı? Acaba bu şahıs hangi kafa ile o konuşmayı yaptı, bizleri engellileri adam yerine koymak o zavallı ya mı kaldı? Zihniyete bak zihniyete engellileri adam yerine koymuş! Seni kim adam yerine koydu da şuan o afili Milletvekilliği görevini yapıyorsun, Allah sana ve yakınlarına bir engelli nasip etsin diye dua mı? Edelim. Yazıklar olsun eğer bu ülkede sana o payeyi veren kişi bu halktan hala oy alacaksa Allah c.c. ona da en kısa zamanda engelli bir kardeşimiz olmayı nasip etsin demek ten başka ne kaldı bize. Meşhur bir sesleniş var Ey diye başlar, Ey der bir siyasetçi acaba bu Ey diyen siyasetçi bizleri adam yerine koyan bu Milletvekiline de Ey Tevfik Ziyaeddin vekil sen kimsin ki? Benim engelli vatandaşlarımı adam yerine koyuyorsun diyebilecek mi? Bu ülkede son yıllarda yaşadığımız seçimler ne yazık ki Tevfik Ziyaeddin gibi akıl, fikir, fakiri bir çok siyasetçiyi maalesef görmek zorunda kaldı. Buradan sizlere bir seslenişte bulunmak istiyorum, ey okurlarım bizler kimsenin adam yerine koyması gereken kişiler değiliz. Bizler bugün, yarın bundan sonra hep adam gibi adamdık, ne sen nede senin zihniyetindeki akıl, fikir fakiri Tevfik Ziyaeddin’ler bizleri adam yerine koymadı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sesleniyorum, bu üyenizi lütfen uyarın, Mecliste temsilcilerimiz olan başta kaderdaşımız Sayın Şafak Pavey olmak üzere bütün üyeleri bu üyeyi kınamaya davet ediyorum.

Devamını Oku »