CUMHURİYET

0
47
Avukat Yavuz Selim Aydın

Cumhuriyet’in geride kalan 90 yılının ardından belki de övünebileceğimiz tek noktası onu kurmayı başarmış olmamızdır.

Keza ilanından bugüne kadar süre gelen zamanda iç çekişmelerimiz, sağ sol çatışmalarımız, kişisel maddi menfaatlerimiz gibi etkenler toplum menfaatinin önüne geçtiği gibi, Cumhuriyet, demokrasi, bireysel özgürlükler gibi kazanımlarımızı da yeni yüzyıla entegre etmemize engel oldu.

Ancak ne acıdır ki bu gün gerek siyasetçilerimiz gerekse de aslında saygı duyulması gereken birtakım yazarlarımız günümüzde derdest olan bir çok yapısal sorunların yegane sorumlusu olarak Cumhuriyeti ilan eden kadroyu göstermeye çalışmaktadır. Hal bu ki, monarşiden uzaklaşıp Cumhuriyet’i kuranları, 90 yıl boyunca ileri götüremediğimiz Cumhuriyet nedeniyle geçmişe bugünden bakarak eleştiremeyiz. Onlar Cumhuriyet’i yanlış kurmuş değillerdir, biz ve bizden öncekiler yeni kurulan bir sistemi doksan yıl gibi uzun bir zamanda geliştirememişizdir.

Bir bakıyoruz bazı kanallarda yayınlanan belgesellerde sanki Osmanlı İmparatorluğu’nda asırlardır çok partili siyasal sistem uygulanırken Cumhuriyet’in ilanı ile buna son verilerek tek partili sisteme geçilmiş gibi “ Bu ülkede muhalefet partileri Atatürk’ün emri ile kuruldu. Bu bir demokrasi ayıbıdır.” gibi eleştiriler yapılıyor. Bu ne kadar yersiz, ne kadar acımasız ve somut düşünceden uzak bir eleştiridir. Milletin çok kısa süreler önce top yekun vermiş olduğu silahlı mücadeleleri, Cihan Harbi’ni ve Kurutuluş Savaşını, aslında yıkılan ve monarşi ile yönetilmekte olan bir imparatorluğun çekirdeğini oluşturan topraklar üzerinde yeni bir devletin kurulduğunu düşünmeden, halkının %90’dan fazlası okuma yazma bilmediği ve meşrutiyet dönemlerini bir temel olma dışında hariç tutup, bu toplumunun yüzyıllar boyu süre gelen alışkanlıkları nedeniyle hiçbir demokrasi temeli olmadığı halde, yeni devleti kuranların monarşi ya da benzeri otoriter rejimler yerine Cumhuriyet rejimini kabul etme nedenlerinin açık yüreklilikle ülke menfaati için olduğunu kabul etmeden yapılan bu eleştiriler başka nasıl nitelendirilebilir.

Geride kalan doksan yılın sonunda bu gün demokrasi ve hukuk devleti olma yolunda yeterli mesafe kat edememe nedeni olarak 90 yıl önce ilan edilmiş olan Cumhuriyet’i göstermek, yine bu gün Kürt sorununun geldiği nokta bakımından, ayrıca 1915 yılında cereyan eden Birinci Dünya Savaşı’nı ve dönemin koşullarını göz önüne almadan Ermeni Tehcirinden, tehcirden 8 yıl sonrasında ilan edilen Cumhuriyet’i sorumlu tutmak, Ermeni Tehciri ile Dersim olaylarını birbirine bağdaştırmak, Ergenekon’u, Susurluk’u, faili meçhul cinayetleri ve tüm yolsuzlukları Cumhuriyet rejimine mal etmek gerçekçi yaklaşımlar değildir.

Sırf daha bağımsız olamadık diye bir asır öncesinden sorumlu aramak yerine, Cumhuriyet’in Türk toplumu için bir şans olduğunun farkına varıp, yerimizde saymadan, onu daha ilerilere taşıma çabası içerisinde olmak zorundayız. Aksi halde bir asır sonrasında, bu kez yeni nesiller gelinen noktadan bizi sorumlu tutacaklardır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.